Türkiye’de patent almak önemli bir adımdır; ancak ticari faaliyet çoğu zaman tek bir ülkenin sınırlarıyla kalmaz. Ürün ihraç ettiğiniz, üretim ortaklığı kurduğunuz ya da lisanslama planladığınız her pazarda bağımsız bir koruma sağlanması gerekmektedir. Tescilsiz kalınan ülkelerde rakipler buluşu serbestçe kullanabilir, hatta sizden önce tescil ettirerek o pazara girişinizi engelleyebilir. Uluslararası patent tescili bu riski ortadan kaldırmanın tek kalıcı yoludur.
Başvuru Seçenekleri
Yurt dışı korumasının sağlanabilmesi için üç farklı yol mevcuttur. Hangisinin tercih edileceği hedef pazarlara, bütçeye ve zaman planlamasına göre belirlenir.
PCT Sistemi
WIPO çatısı altında işleyen bu sistem, tek başvuruyla 150’den fazla ülkede koruma talep etme imkânı sunmaktadır. Geniş bir coğrafyada hak güvencesi arayan şirketler için hem maliyet hem de zaman açısından en işlevsel yoldur. Başvurunun ardından ulusal aşamaya geçiş için 30 aya kadar süre tanınması, hangi ülkelerde ilerleyeceğinize dair kararı daha sağlıklı vermenizi sağlar.
EPO Başvurusu
Avrupa pazarını hedefleyen şirketler, Avrupa Patent Ofisi aracılığıyla tek başvuruyla 40’ı aşkın ülkede eş zamanlı koruma talep edebilmektedir. Her ülkeye ayrı ayrı başvurmanın getireceği iş yükü ve maliyet bu yöntemle önemli ölçüde azalmaktadır.
Doğrudan Ulusal Başvurular
Belirli stratejik pazarlarda koruma sağlanması gerektiğinde ilgili ülkenin patent ofisine doğrudan başvuru yapılmaktadır. ABD, Çin, Japonya ve Körfez ülkeleri gibi hedef pazarlarda bu yöntem zaman zaman PCT veya EPO’ya kıyasla daha hızlı ve odaklı sonuç vermektedir.
Süreçte Karşılaşılan Başlıca Riskler
Uluslararası başvurular, ulusal süreçlere oranla çok daha fazla teknik ve hukuki dikkat gerektirmektedir.
Türkiye’deki başvuru tarihinden itibaren 12 ay içinde uluslararası başvuru yapılmazsa rüçhan hakkı düşer. Farklı ülkelerin patent mevzuatı birbirinden ayrışır; bir ülkede geniş koruma sağlayan istemler başka bir ülkede geçersiz sayılabilir. Teknik dokümanların hatalı çevrilmesi koruma kapsamını daraltabilir ya da başvurunun reddine zemin hazırlayabilir. Her ülkenin ulusal aşamaya geçiş süresi ve gereksinimleri de farklılık gösterdiğinden bu tarihlerin titizlikle takip edilmesi zorunludur.
Hangi Ülkelerde Tescil Yaptırmalısınız?
Bu karar, şirketin ticari stratejisiyle doğrudan bağlantılıdır. Ürünün satıldığı ya da satılmasının planlandığı pazarlar, üretimin gerçekleştirildiği ülkeler ve lisanslama görüşmesi yürütülen firmalar bu tercihte belirleyici rol oynar. Gereksiz ülkelerde tescil yaptırmak maliyeti artırırken kritik bir pazarın atlanması telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir. Yurt dışı patent stratejisinin bu nedenle uzman bir ekiple birlikte kurgulanması gerekmektedir.

Acar Patent ile Uluslararası Patent Tescili Fırsatı
Acar Patent, 1999’dan bu yana yurt içinde edindiği patent deneyimini uluslararası süreçlere de taşımaktadır. 55 kişilik uzman kadrosuyla PCT ve EPO başvurularından doğrudan ulusal başvurulara kadar tüm uluslararası süreçler tek merkezden yönetilmektedir.
Yabancı ofislerle kurulan iş birliği ağı sayesinde farklı ülkelerdeki başvurular koordineli biçimde ilerlемektedir. Tarifname ve istemler uluslararası standartlara uygun hazırlanmakta, her ülkenin mevzuatına göre gerekli uyarlamalar yapılmaktadır. Başvuru sahipleri süreç boyunca düzenli olarak bilgilendirilir.
Buluşunuzu yurt genelinde değil dünya genelinde koruma altına almayı planlıyorsanız Acar Patent uzmanlarıyla görüşebilirsiniz. İlk görüşmede hangi ülkelerde tescil yapılması gerektiği, hangi başvuru yolunun daha uygun olduğu ile tahmini süreç ve maliyetler hakkında ücretsiz ön değerlendirme sunulmaktadır.